İlham

Posted on

wood-691480_1280

Şu hayatta bize en çok vakit kaybettiren şeylerin başında diğer insanlar geliyor bence…

Her ne kadar insan iletişiminin, dayanışmasının, birlikteliğinin önemine bütün kalbimle inansam da yine birbirimizin dipsiz kuyusu yine birbirimiziz.

İlhamı hep büyük şeylerde arıyoruz, hayatı yaratıcı bir şekilde yaşayabilmeyi kaçımız başarabiliyoruz? Kaçımız küçük şeylerde, izlerde, anlarda farklı olanı yakalayabiliyor? Yorumlayabiliyor?

Hayat hepimize az ya da çok zor. Peki bizim ilhamımızı kim çaldı? Çalıyor? Yoksa bir suçlu yok mu?

Kös kös kapalı bir toplumda yaşıyoruz tamam kabul, yaşama zevkimizin günden güne köreltildiği, kadınların sadece anne ve ev kadını seviyesine çekildiği, tatsız tutsuz, şiddetin hepimizi sindirdiği, huzursuz zamanlar…

İşte ben böyle zamanlarda olduğu gibi kendi iç melodime sığınıyorum. Gazeteleri az okuyorum, tv zaten izlemiyorum, insanlarla gündemi yorumlamıyorum. Kendi kabuğuma çekiliyorum işler b.ka sardığında.

Önümde potensiyel yaşanacak yıllar olduğunu düşünürsek, anne olduğumu,  bedensel ve ruhsal olarak sağlıklı bir çocuk yetiştirmeyi hedeflediğimi de düşünürsek; ruh sağlığımı korumam gerekiyor.

Yapıcı olmayan tartışmalarda, anlamsız çekişmelerde, ego savaşlarında, gereksiz kıskançlıklarda ve dar alanlarda bazen diğerlerinden kaçıyorum evet. Çünkü insanlar kısır döngüye girdiklerinde sadece enerji kaybediyorlar.

Kitap okumak, boyama yapmak, bileklik örmek, müzik dinlemek, insanlarla genel olarak iyi bir iletişimde olmak, medyayı uzaktan ve sadece mantıklı kanallar aracılığı ile takip etmek bana iyi geliyor.

Bir de buraya yazmak. Kendime küçücük bir yaratıcılık balonu yaratıyorum. Özellikle kendimi mücadeleden uzak, tembel sıkıntının kollarında bulduğum zaman buraya yazmak benim için ödev gibi oluyor. Mükemmel olmayacağım hiç bir zaman, mesela yazım yanlışları yapmaya devam edeceğim, noktalama işaretlerini doğru kullanamayacağım, cümlelerim bazen düşecek. Ama bütün bunlar kendimi yazılı ifade etmeme engel olmayacak. Çünkü gündelik hayatımı ‘yaratamaz isem’, ‘bakan körlerden’ birisi olup çıkarsam kendimi hiç affetmeyeceğim.

Blogların bir iyi tarafı da bu, kocaman bir kitleye ifade etmesem de kendi çemberimde gönlümü eyliyorum. Ve biliyorum ki hayatımızdan sıkılsak da bazen, işimizde gücümüzde arzu ettiğimiz yaratıcılığı sergileyemediğimizi düşünsek de küçük eğlenceler ve kişisel yaratıcılıklar peşinde koşabiliriz. Gündelik hayatımızı kurtarabiliriz! An’da kalabilmeyi becerebilmek bence mühim bir şey, ne geçmişte takılmak ne de geleceğe kafayı gereksizce takmak.. Şu ana hakim olursak belki yakın geleceğe de bi nebze sözümüz geçer?

Her neyse uzun lafın kısası benim için insanlar büyük bir ilham kaynağı aslında, sap ile samanı ayırabilmeyi daha iyi becerebilmek için uğraşıyorum. Kafamızda takıldığımız, üzerimizde, düşüncelerimizde bile olsa didiştiğimiz insanlara yol vermeyi başardığımızda esas o zaman mutluluğun kapıları bizim için açılıyor bence…

İkinci etap benim için evdeki fazla eşyalardan kurtulmak, kötü anılar gibi gereksiz eşyalardan da kopmayı becerebilmek…

Herkese gülümsüyorsam bu safça bir iyimserlik bulutunda yaşadığım için değil ama gülümseyerek hayat daha kolay. İnsanların size yaptıklarını (iyi ya da kötü) hiçbir zaman unutmayın, aslında atalarımızın da dediği gibi her işte bir hayır var. Bazı şeyler oluyorsa ve olurken bizi ruhsal olarak yoruyorsa bile doğru dersi çıkartıp Yandex hesabı doğru bir ‘yeni rota’ hesaplayabiliyorsak kendimiz için, o zaman şanlı sayabiliriz kendimizi!

Sevgi ile kalın ve rotanızı mümkün olduğunca kendiniz belirlemeye çalışın!

İ.

 

 

 

 


Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>