Anne-Kız Olayları

Posted on

sparkler-677774_640

Her anne-kız ilişkisi zordur. Yani bence kolay olsa bile zordur işte.

Çünkü iki tarafta kadındır, iki tarafta altta kalmayı sevmez, ilişkinin anne tarafı eşyanın doğası gereği kızı için en iyisini bildiğini düşünür. Bazen açık açık yargılar sonra genç kadın savunmaya geçer, çok sinirlenmişse kontratağa bile çıkabilir. Kadın işine karışılmaz.

Hem sonra kadınlar erkeklerin çoğunluğu gibi, içleri sıkılınca kabuklarına, legolarına ya da ne bileyim elektronik eşyalarına çekilmezler. Hodri meydan o sinir bir yerde boşalacak, birine patlayacak ya da en olmadı bu olay kuaförde son bulacak. Kabul edelim kızlar bu böyle.

Bazı anne-kız ilişkileri çok mıçmıçtır. Annem benim en iyi arkadaşım der bazı kızlar hatta kadınlar. Evet anne-kız ilişkisi yaş aldıkça iki taraf birazcık sakinleşir gibi olur ancak kız çocuğu anne olunca kendini anane pozisyonunda bulan anne değişik ruh hallerine bürünür.

Benim annem mesela sabah bize geldiğinde Emre’yi servise vermek için önce bi beni süzer giydiğime mutlaka bir yorum yapar ve beğenmemişse lafını hiç sakınmaz dan diye söyler (anne -kız ‘samimiyetinin’ yan etkileri:) ) Eğer ben ters bir günümdeysem ters bir cevap veririm ve eğer annem de tersse o da yapıştırır cevabını ve o kapı çarpılarak çıkılır. Ya da akşam üstü dönüşte sokacak bir laf mutlaka bulur.

Anladığınız gibi mıçmıç bir anne-kız ilişkisi değil bizimkisi, kanlı bıçaklı gergin de değil.. Annem sevgisini şefkat kanalıyla gösterenlerdendir. Hiçbir zaman, ergenken bile çok burnunu sokmamıştır (ya da geçmiş zaman ben unuttum:) ), gözü hep üstümdedir ama yüzgöz olmaz, ay öyle gel bir dertleşelim tarzı annelerden değildir. Mutsuz olduğumda en sevdiğim yemeği yaparak bana desteğini gösterir:)

Kim ne derse desin herkesin annesi kendine özeldir. Annem iç dünyamın kadim sırdaşı olmasa bile gündelik hayatımın hatta hayatımızın en baş kahramanıdır. Ananemizdir o bizim, ben hep derim: ‘Ben senin kadar fedakar bir babaanne olmayacağıma eminim’

Annem hep eleştirir aslında beni ev işleri yerine kitap, kartpostal ve ip bileklik gibi 33 yaşında bir kadının uğraşmasının sadece zaman kaybı olduğunu düşündüğü işlere düşkünlüğümden. Ben ne kadar gezmeye tozmaya, zevkü sefaya düşkünsem annem de benim tam tersimdir. Ne kahve ne sigara ne de alkol içer, mutluluğu hamur işlerinde bulur:)

Ve ben ne kadar annem gibi olmayacağım gibi desem de ona buna şuna anaçlık yaparken onu görürüm kendimde. Yufka gibi yüreğimin katmanları da ondandır. Elimden geldiğince herkese yardımcı olmaya çalışırım, bazen kendimden fazlaca ödün verip kendimi enayi gibi hissetsem de…

Onun gibi vırvırlandığımı farkederim bazen David’e. Sonra bana da hemen afaganlar basar, sıkıntılıyımdır, üzerimde baskı kurulmasını sevmem, çok müdahaleci insanları sevmem ve birazcıkta onun gibi aslında kendi duygusal dünyamda yaşarım. Aslında çok çaktırmasa da özgürlüğüne son derece düşkündür ama bir yandan da aşırı fedakar ve anaç olduğu için sıkışır kalır sorumlulukları ve deli başı arasında, işte o noktada zevkine son derece düşkün olan ve her fırsatta bi yolunu bulup birşeyler organize eden ‘çılgın’ kızına çıkışır. Annelerin ana sorunu bu değil midir zaten kızlarının gençliğini ve yapabilitelerini kıskanmak?

Neyse ben ne kadar hediyeye, gürültüye patırtıya, her türlü kutlamaya, bir araya gelmeye düşkünsem annem de ‘ne lüzumu var canım’ cıdır. Ama bugün onu şaşırtayım dedim çünkü her ne kadar o mütevazi davransa da hiçbir insan evladı doğum gününde onun için alınmış bir pastaya, çiçek buketine ve hediye paketine kayıtsız kalamaz:)

Aynı benim annem gibi:)

Birbirimize çok söylemesekte, senin burayı okumayacağını bilsem de yine söyleyeyim:

‘Seni çok seviyorum’

İyi ki doğmuşsun

Ve itiraf et! Her ocak sonu-şubat ayında doğum yapacak kız anne adaylarına dediğin ‘Allah kolaylık versin, kova kızı mı aman aman’ diye yaftayı yapıştırdığın deli dolu kızın olmasa hayatta çok sıkılırdın. Yolda, otobüste, denizde her hangi bir bekleme salonunda tanıştığın insanlara ve arkadaşlarına anlatacak çok az şeyin olurdu.

Kusura bakma anneciğim hayatı gereksiz (senin için) bütün detaylarımla yaşamayı seviyorum ve senin istediğin hanım hanımcık kadın mertebesine ulaşmayı da hiç düşünmüyorum 🙂

Ama artık seni her doğumgününde şımartmaya karar verdim çünkü fark ettim ki bunu içten içe seviyorsun.

İdil


One thought on “Anne-Kız Olayları

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *