Şimdiki An

Posted on

12237a7994b009458d062ef5fcac9894

Bu aralar biz yetişkinler dünyasında çok moda olan bir şey var; Avrupa’da binbir çeşit, farklı farklı temaların işlendiği boyama kitapları ya da mandala boyama kitapları.

Renklere vurgun bir insanım, işin içine boyama girince daha da heyecanlı oldum. Çevremde gördüğüm kadarıyla bu boyama işine yavaştan hepimiz kapılmaktayız.

Kalemlerimizi çocuklarımızdan saklıyoruz, benim şahsen değişik cins kalemlerim var ince uçlu gazlı kalemler ya da daha rahat uçlu gazlılar ve bir de kuru kalemler. Moduma ve boyama kitabımın kağıdının cinsine göre değiştiriyorum.

Tanıdıklarımdan bu mandalaları boyamaktan çizmeye/yaratmaya terfi edenler var. Zeyno’cum ellerine sağlık!!

Peki nedir bizi çeken bu boyama işinde? Bu yaşta oturup ufak ince şeyleri boyattıran?

Nostalji?

Boş zaman bolluğu?

Ya da yetişkin hayatlarımızda ‘şimdiki an’ dediğimiz ana odaklanmanın bizi iyi hissettirdiğini keşfetmemiz?

Benim için geçerli olan son şık ve bir de renkler.

Algımız sürekli uyarılıyor, çocuklarımızın sürekli ‘annneeee’ diye talepkar olmalarının yanı sıra akıllı telefonlarımız elimizin bir uzantısı, üçüncü gözümüz haline geldi.

Kendim için konuşmam gerekirse ben bir instagram bağımlısıyım. Whatsapp’a epeycene ilgi duymaktayım. Bu konuda gerçekten kendimi frenlemeye çalışıyorum.

Gerçekten sürekli iletişim halinde olmak zorunda mıyız?

Sıkılmak bir lüks haline geldi.

Monoton işlere düşkünlüğüm mevcut bkz. iplik örgü bileklik, kitap okuma, boyama yapma, yüzerken kulaçlarımı saymak, bisiklet sürerken zincir sesini dinlemek. İşte bu anlar benim geçmişi düşünmeyip gelecek için kaygılanmayı bırakabildiğim ‘şimdiki an’a odaklanma anları’. Tek derdimin ipliklerin sırası, bir sonraki sayfaya geçerken kağıtla kurduğum tensel temas, renkleri uyumu, üç kulaçta bir nefes almak olduğu, zincirin vitesler arasındaki geçişi temiz ve sorunsuz bir şekilde yapması o sesteki berraklık. Detaycı ve takıntılı insanlar ya da biz kadınların çoğunluğunun bir takım takıntıları var böyle bence.

İşte bunlar aslında bizim farkına varmadan kendi kendimize uyguladığımız küçük, tıbbi olmayan terapiler ya da halk arasında hobiler, bizi rahatlatan şeyler.

Peki siz ‘şimdiki an’a’ odaklanmak için ne yapıyorsunuz ya da kafanızı geçmiş ile (yakın) gelecek arasındaki zaman aralığında nasıl boşaltıyorsunuz?

Haydi bugün güneşli bir gün, ilkbahar’ı ilan edebilir miyiz?

Lütfen edelim, benim çok ihtiyacım var.

İçimizdeki ve dışımızdaki kelebeklerimiz çıksınlar artık ortalıklara, biz de onların peşinden gidelim.

OM

i.


4 thoughts on “Şimdiki An

  1. Ben de ilkbahari ilan etmek istiyorum ama burda bir turlu gelmek bilmiyor. Benim icin kendimle basbasa kalmak demek, kosmak yurumek, yada sadece radyo dinlemek 🙂
    Ama boyama yapma fikri de hosuma gitti, bir deniycem 🙂

    • Yürümek ve koşmakta çok güzel alternatifler, radyo dinlemek ise vazgeçilmez!! Boyamayı da denemelisin 🙂 Hadi gelsin ilkbahar çabuk çabuk…. sevgiler

  2. Boş boş oturmak ve kafamı boşaltmak en büyük etken. Zaman geçiyor o sırada ve ben nasıl geçtiğini anlamıyorum bile 🙂 Modern terapi!

  3. İdillll!! Bahar mı? Bahar yağmurları başladı ve yağışlar kemiklerimi sızım sızım sızlatıyor 🙁 bedenim yaşlanıyor.. sonuç kış depresyonundan çıktık derken bahar depresyonuna girdim.. koca göbeğim ve bunaltan sıcaklar ile yaz depresyonu kapıda. Eee sonrasında malum lohusalık depresyonu var, sonra sarkık karın depresyonu gelecek.. zaten yaş olmuş 35 depresyonun tepe noktasındayım.. Ne baharı arkadaşşş..
    Neyse bu kadar bunaltma yeter, hobi derken geçen 20 renk keçe aldım internetten çok güzel renkeri var.. evlatlara baykuşlu, kedili yastıklar yapacağım. Mandala zaten ana-kız en sevdiğimiz hobilerden “tabi kızım boya kalemlerime el koyup uçlarını bozmasaydı iyiydi.. ”
    Hobi istiyorsan haziran sonrası beklerim, çikolata süsleyeceğiz, keseler yapacağız cicili bicili.. 🙂 çok işimiz var çokkk

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *